
Tarihi bir binada yüksek tavanlı ve işlemeli duvarları olan içkili bir restoran. Kesinlikle içmek için keyifli bir ortam ancak deniz kenarında denizi görmeden içmek insanı kimi zaman zorluyor, bu gibi anlarda lavaboya giderek bu ağırlığı üzerinizden atabilirsiniz. Mekanın lavabosu yok, garın lavabosunu kullanmanız gerekiyor ve paralı ancak bu durum bence yiyip içme faliyetinize ayrı bir tat katıyor, beni oldukça neşelendirdi. Lokantada ayrıca tekçilerin takıldığı ufak bir de bar var. Göze hoş geliyor, eğlenceli...
Mekana en yakışan içki rakı ancak bira da içilebilir bence. Klasik mezeler(Patlıcanlı mezeler oldukça iyiydi ayrıca sarımsaktan hoşlanıyorsanız yoğurtlu semiz otu önerilir.) sunuyorlar ancak mezeler oldukça lezzetli. Tanımlamak için bir sıfat seç deseler kesinlikle "oturaklı" 'yı kullanırım. Salatadaki sıradanlık ayrı bir tad yaratmış. Balık yemedim ancak et yemekleri üst düzey olmasa da lezzetli(kanat tabiki Haydar'ınki gibi değil ancak tadı iyi, bulgur pilavını da başarılı buldum). Servis çok profesyonel değil ancak sıcak. Fiyat bence İstanbul'a göre oldukça uygun, iki kişi bir büyük içebilir, 4-5 çeşit meze ve salata eşliğinde ana yemek yiyebilir üzerine kahvenizi içebilirsiniz, karşılığı ise yaklaşık 100 tl.
Bir yolculuk mekanında kimileri bir yerlere giderken, kimileri bir yerlerden gelirken, kimileri acele ederken, bazıları ayrılırken, bazıları kavuşurken, sakin ve sessiz dost muhabbetiyle yemek içmek gerçekten keyifli. Tabi artık sarhoşken lokantadan çıkıp deniz kenarında manzara karşısında yürümek de başka bir artı.
Kesinlikle denemeye değer.
Lezzet: 7
Fiyat: 9
Sunum: 6
Ambiyans: 7
Keyif: 8
Orjinallik: 9
Temizlik: 6,5
Çeşitlilik: 6
Ortalama: 7,3